Zeki Alasya, Kurtlar Vadisi dizisine adeta isyan etti. Alasya, dizinin şiddet sahnelerinin çocuklar üzerinde çok olumsuz etkiler yaratacağını ifade etti.
NTV’de yayınlanan ‘Haydi Gel Bizimle Ol’ programına konuk olan tiyatro ve sinema sanatçımız Zeki Alasya, 50. yaşından sonra çocuklaşmaya başladığını söyledi. Çizgi filmleri torununun da etkisiyle severek izlediğinden bahseden Zeki Alasya, konuyu Kurtlar Vadisi dizisine getirdi.
Daha önce yaptığı açıklamada dizinin pornodan bile sakıncalı olduğunu anlatan Zeki Alasya, adeta isyan edercesine şu sözleri sarf etti:
“Ben işin başından beri dehşet içindeyim. Şimdi ben seyretmiyorum seyretmiyorum, bir gün seyredeceğim tuttu. Açtım. Benim açtığım gün de aksi tesadüfe bakın adamın birini masanın üzerine yatırdılar, ağzının içine 5 el ateş ettiler. ‘Bu ne!’ dedim yaa… Bir anda tüylerim diken diken oldu. Şunu düşündüm, bu olayı epey bir milyon herhalde izliyor, her yaşta çocuk görüyor. Yani pornodan daha zararlı. Nihayet pornonun sizin seyretmenizi engelleyecek belli şeyleri var. Ne bileyim, televizyonda para ödüyorsunuz. Sinemalarda ise anneniz, babanız tutup kolunuzdan götürmüyor. Bu öyle değil ki, bu evin içinde gösteriliyor. 3 yaşında, 5 yaşında çocuk da bunu seyrediyor. Ne yapar acaba o çocuk, nasıl büyür, nasıl düşünür? Çevreye bakmaya nasıl becerir ondan sonra?”
Zeki Alasya, bu tür dizilerde rol alan arkadaşlarını da eleştirerek ‘Maddi olarak zor durumdayız, oynamak zorundayız’ söylemlerine de katılmadığını belirtti. Sanatçıların sosyal sorumluluklarının olduğunu anlatan Alasya, “Bir ülkenin hele Türkiye gibi bir ülkenin sanatçısının halkına karşı belli sorumlulukları vardır diye düşünüyorum. Bizim kuşaktan bir çocuğu bu sorumlulukların farkındaydık. Hiç ucuzlatmamaya çalıştık işi. Nasıl giderler oynarlar anlamıyorum ki böyle bir dizide… Para bu kadar önemli bir şey mi? Yosa en vazgeçilmez,tek amaç para mı? diye kendi kendime soruyorum. Cevap da veremiyorum bu yaşıma rağmen” diyerek tepkisini dile getirdi.
Toplam Okunma : 50 , Bugün : 1
Geçtiğimiz hafta ‘Kurtlar Vadisi Pusu’da bence bir ilk yaşandı. Şimdi dizinin tutkanlarının elini vicdanına koymasını istiyorum; Vadi bunca bölümdür, oyunculardan ziyade konusuyla hepinizi kendine müptela etti. Yanlış anlaşılmak istemem; burada kast etmek istediğim olay, karakterlere duyulan tutku değil. Oyuncuların sergilediği oyunculuk… Abdüley’in işkence sahnelerinde de kanımız çekilmişti. Ancak orada hepimizi etkileyen; insana insana yapabileceği vahşetti. Duyulan acıyı hissetmekten çok, bir insanın bir diğer insana nasıl acı çektirebileceğini gördük.
MUHTEŞEM OYUNCU
Oysa bu bölümde bir insanın nasıl acı çektiğini izledik. İliklerimizde zehrin dolaştığını hissettik. Gürkan Uygun namı diğer Memati Baş, oyunculuğunu öyle bir ortaya koydu ki; ekrana kelimenin tam anlamıyla kilitlendik.
Bugüne kadar oynadığı Polat’ın sağ kolu, ağır abi, yürekli delikanlı karakterinden çok uzaktaydı Gürkan Uygun… Uzun zamandır yerli dizilerde gördüğüm en iddialı oyunculuktu. Oysa şöyle bir baktığımızda ilk kez denenen bir olay değildi. Gerek sinema filmlerinde gerek dizilerde defalarca izledik uyuşturucu bağımlılarını… Ancak şöyle bir düşününce bu kadar iddialı bir oyunculuk, uzun süredir ortaya konmamıştı.
ELEŞTİRDİM AMA…
Satırlar dolusu eleştirdim Vadi’yi… Bu hafta ise hakkını vermek düşüyor üzerime…
RTÜK’ün etkisi, izleyicinin isteği ya da senaristlerin öngörüsü… Vadi bu hafta siyaset ve ayrımcılık dışında ciddi bir sorunumuza parmak bastı. Gençlerimizi içten içe kemiren zehre, uyuşturucuya…
Canımızı sessiz sessiz yakan, okul önlerinde satılan bu zehrin korkunç sonunu Gürkan Uygun yani Memati de bütün gerçekliğiyle ortaya koydu. Tabii siyasetten uzak duramadı. Pars Narkoterör misali, uyuşturucu bağlantılı bürokrat ve milletvekillerini gündeme getirdi Vadi’de… Keşke olmasaydı. Güvenecek bir yerler kalsaydı.
Bu arada eski bir uyuşturucu satıcısı olarak Halo Dayı’nın durumu da içler acısıydı.. İster istemez düşünüyorum, ‘Acaba birilerinin vicdanına dokunmuş mudur?’ diye… Ama gençleri göz göre göre zehirleyenlerin vicdanı olabilir mi? Tabii ki olamaz… Ateş düştüğü yeri yakar, bir gün Halo Dayı gibi anlarlar, ana kuzularını bağımlı hale getirmenin acısını…
Neyse sonuçta bana düşen Gürkan Uygun’un oyunculuğu karşısında saygıyla eğilmektir…
Toplam Okunma : 19 , Bugün : 0