->
Bu dizide yok, yok vallahi… Derin devlet, soğuk savaş, terör, silah ticareti, namus belası, evlat sevgisi, vatan tutkusu, aşk, maçoluk, efendilik, sevdanın kitabı, ağır abiliğin destanı… Ancak yurdum erkeğine hitap ederek Perşembe akşamlarına ipotek koyan ‘Kurtlar Vadisi Pusu’, popüler kültür semalarında da dolaşmaya başladı.
BİZİ KANDIRMAYIN
Gerçek olaylarla uzaktan yakından bağ kurmayan dizimize Büyük İskender teşrif eder de gençlerin tutkusu rock müzik olmaz mı hiç? Sadece erkeklere hitap etmekten belli ki sıkılmış olan ‘Vadi’ciler bu sefer de gözlerini genç kesime dikti… Muro karakteriyle topladıkları sempatiği bar sahneleriyle perçinledi. İster inanın, ister inanmayın artık Vadi’yi yüzümde bir gülümsemeyle izliyorum. Bence bu haftaya Memati ve dadaşları tarafından kapatılan barda sahneye çıkan grup vurdu. Ve Vadi hepimize sağ gösterip sol vurdu… Elinizi vicdanınıza koyun, hiçbirimiz rock söyleyen bir grup beklemiyorduk. Şahsen ben böyle arabesk dolu bir gece canlandırmıştım. O da bir yana, Erhan yaptığı espri gençlik alemine bir göndermeydi; “Youtube’da meşhur olursunuz artık”. Ahh be ağabeycim, siz ne zaman memleket meselelerini bir yana bırakıp youtube gezmeye başladınız? Ya da buradaki mesaj, derin devlet her yerde miydi? Başka bir yaklaşım da; ‘Etrafınızda dolaşan herkes derin devletin bir parçası’ olabilir mi? Her ne olursa olsun, Vadi her kesime ulaşıp kimseye reyting kaptırmamaya kararlı. Üstelik bu konuda karizmayı çizdirmeyi bile göze alıyor. Zaten ondan değil midir ki; 2-3 haftadır süren gırgır şamata Memati’nin kafasına dayanan namluyla son buldu. Ama bizi kandıramazsınız! O silah ateş alsa bile Memati ölmez. Çünkü Memati ölürse sadece onun değil, vadinin de sonu gelir.
Nilgün K. Tahmaz
Takvim
Toplam Okunma : 22 , Bugün : 0

Aşıklar Vadisi güldürdü
Vallahi ne yalan söyleyeyim, üç hafta önce Kurtlar Vadisi’nin karakterlerinin “aseksüel hallerini” yazı konusu yaptığımda, dizinin bu denli kısa sürede “Aşıklar Vadisi” haline geleceğini ummamıştım. Son bölümü izleyince gözlerime inanamadım. Bizim Memati, bar sandalyesinde bir dilbere romantik romantik göz süzüyor. Sonra da kurallarını sıralıyor: “Her zaman beni arayamazsın. Ben aradığımda mutlaka telefonuma çıkacaksın. Ivır zıvır yazı okumayı sevmem. Onun için öyle zırt pırt mesaj yazmak yok. Beni bütün arkadaşlarınla tanıştıracaksın. Benim istemediklerimi defterinden sileceksin. Mankenliği bırakacaksın. Evinin kadını olacaksın…” Eh,, “Memati romantizmi” de bu kadar olabilir ancak… Diğer yanda Deli Hikmet’e kız istemeye gitmeler filan… Bu arada Polat, ekibe yeni katılan (ama aslında Hakan’ın köstebeği olan) genci, Nevzat’a emanet ederken, sıkı sıkı tembihte bulunmayı ihmal etmiyor: “Bana bak, çocuğu öyle barlara filan götürmek yok…” Buradan anlıyoruz ki bizim Nevzat’ın sıkı bir gece hayatı var. Güllü Erhan, terapiye alınan Abdülhey’e moral vermek için “Haydi bir an önce kalk şu yataktan da yine beraber çapkınlığa gidelim” diyor. Vay, vay vaaay!.. Bizim çocuklar ne kadar hızlıymış da haberimiz yokmuş!.. Duyduğuma göre Ahu (Nefise Karatay) için de af çıkmış. Yakında yurtdışından dönüp, dizide görünecekmiş. Yani Polat’ın tozla kaplanan aşk defteri raftan inecekmiş. Yakında Memati’yi ağzında gül, Didem Taslan ile tango yaparken görürseniz, şaşırmayın. Abdülhey de “elektrik alabileceği” bir kıza aşık olabilir! Polat kulağında bir papatya ile kırlarda Ahu’nun peşinden “lay lay looom” diye koşabilir. Halo Dayı hemşire sevgilisinin hatırına arka arkaya 5 kez by-pass ameliyatı olabilir. Deli Hikmet, ünlü klipte olduğu gibi gözlerini, görme engelli sevgilisine bağışlayabilir. Ya da Nevzat, Pürmüz ile çıkmaya başlayabilir… Malum, vur deyince öldürüyorlar ya, o yüzden söylüyorum!..
Yüksel ALTUĞ - SABAH
Toplam Okunma : 96 , Bugün : 0